Yapının dış mimarisinde tercih edilen neoklasik hatlar, yüksek kolonlar ve geniş cam açıklıklar, projeye zamansız ve anıtsal bir duruş kazandırır. Beyazın hakim olduğu cephe, siyah ferforje detaylar ve peyzajla kontrast oluşturur. İçeri girildiğinde kullanıcıyı karşılayan galeri boşluğu ve heykelsi döner merdiven, mekanın hacimsel büyüklüğünü vurgulayan en temel mimari öğedir.



Zemin kat planlamasının en radikal ve çarpıcı kararı, indoor havuz izole bir spa alanı yerine, salon ve yemek bölümüyle iç içe kurgulanmasıdır. Yaşam alanının zeminindeki mermer dokusu, suyun yansımasıyla birleşerek mekana derinlik katar. Şömine duvarında kullanılan “bookmatch” mermer kaplama ve modern mobilya seçimleri, suyun yarattığı dingin atmosferi lüks bir salon estetiğiyle tamamlar.



Mutfak tasarımında, genel alanın aksine koyu ceviz ahşap kaplamalar ve füme cam detaylar tercih edilerek daha maskülen ve net bir hat yakalanmıştır. Yatak odaları ve giyinme bölümlerinde (walk-in closet) ise cam, ayna ve yumuşak tekstil dokuları kullanılarak “boutique hotel” standartlarında bir konfor alanı yaratılmıştır. Islak hacimlerdeki gri doğal taş uygulamaları ve serbest duran küvetler, villanın genelindeki malzeme kalitesini sürdürür.




